arzularım muayyen bir haddi aşınca
ve sözler kulaklarıma sağırlaşınca
bir ihtiras duyup vahşi maceralara
çıkıyorum bulutları aşan dağlara.
tanrıların başı gibi başları diktir
bu dağları saran sonsuz bir genişliktir
ben de katıp vücudumu bu genişliğe
bakıyorum aşağılarda kalan hiçliğe.
bu dağların bir rakibi varsa rüzgârdır.
rüzgâr burda tek başına bir hükümdardır.
burda insan duman gibi genişler, büyür.
bu dağlarda ıstıraplar, sevinçler büyür.
buralarda her düşünce sona yakındır
burda her şey bizden uzak, o'na yakındır.
burda yoktur insanların düşündükleri
rüzgâr siler kafalardan küçüklükleri.
yanağıma çarpar kanatlarını
ve anlatır mâbutların hayatlarını.
arasıra kulağını bana verdi mi
ben de ona anlatırım kendi derdimi.
ey dağların dertlerini dinleyen rüzgâr!
benim artık yalnız sana itimadım var.
gelmiş gibi uzaktaki bir seyyareden
yabancıyım bu gürültü dünyasına ben.
etrafımın sözlerine aklım ermedi
etrafım da bana asla kulak vermedi.
senelerden beridir anlaşamadık,
ben de kestim anlaşmaktan ümidi artık.
gözlerimde hakikati sezen bir nurla
etrafımı süzüyorum biraz gururla.
bir dürbünün ters tarafı gibi bu dünya
en büyük şey, en asil şey küçülür burda.
burda yalan para eden biricik iştir
burda her şey bir yapmacık bir gösteriştir.
kimi coşar din uğruna geberir, yalan!
kimi gider vatan için can verir, yalan!
bir filozof yetmiş eser yazar, yalandır
bir kahraman istibdadı ezer, yalandır.
şairlerin büyük aşkı fani bir kızdır
bu dünyada herkes sinsi herkes cılızdır.
ne hakiki aşktan burda bir çakan vardır
ne de onu görse dönüp bir bakan vardır
her büyüklük bir cüzzam gibi dökülür burda
en muazzam ölüm bile küçülür burda.
benim kafam acayip bir dimağ taşıyor
her dakika insanlardan uzaklaşıyor.
zaman zaman mağlûp olsam bile etime,
insan olmak dokunuyor haysiyetime.
büyük, temiz bir arkadaş arıyor ruhum
işte rüzgâr, şimdi sana sığınıyorum!
asaletin yeri yoktur gerçek hayatta
en asil şey seni buldum bu kainatta
güneş gibi ne bin türlü ışığın vardır
ne süse, gösterişe bir baktığın vardır.
deniz gibi muamma yok derinliğinde,
bir ferahlık, bir saflık var serinliğinde.
bir dev gibi küçük mızmız sesleri yersin
allah gibi görünmeden hüküm sürersin.
düşmanıyım ben de cılız güzelliklerin
rüzgâr! bu dağ başlarında çırpınan serin
kanatların gökyüzünde akan bir seldir
bana kudret ve cesaret veren bir eldir.
beşerlikten uzaktayım senin ülkende
senin gibi azamete aşığım ben de.
işte rüzgâr! senin gibi ben de deliyim.
ıslıklarım senin gibi inlemelidir
herkes beni ürpererek dinlemelidir.
rüzgâr! sana, yalnız sana benzemeliyim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder